İlim ile ilgili Bazı Ayet ve Hadisler

İLİM İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLERDEN BAZILARI.ilim hakkında ayetler ve bazı hadisler.ilim hakkında hadisi şerifler

İlmin şeref ve faziletine delalet eden ayet ve hadislerden bir nebze derledik. Ta ki onu öğrenmeye ve elde etmeye teşvik etmiş olalım.

AYETİ KERİMELER.

Ayet Meali: Allah dilediğine hikmeti verir. Kime de hikmet (amele götüren faydalı ilim) verilmişse, muhakkak ona, (eksilmeyen, daima artan) çok hayır verilmiştir. Bu ayet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünürler. (Bakara-269) (5)

Onun içindir ki, kendisine hikmet, faydalı ilim verilen ve o ilim ile hüküm veren kulları dünya ve ahirette menfaatine olan hususlarda irşad etmek suretiyle onlara öğreten bir adama haset etmek ve onunla yarışmak caizdir.

Ayet Meali: Hükmünü yerine getiren, hak olan Allah yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmazdan önce Kur’an-ı okumakta acele etme ve “Rabbim, benim ilmimi artır” de. ( Taha-114 )

Yani, ilmin, idrakin ve hakikatları anlayışın artmasını Allah’tan iste. Çünkü onun ilmi hudutsuzdur. Ya da, “Nefsime ve onun gizlediği şer ve tehditlerine ait ilmimi artır” demektir.

Denildi ki:
Allâh’ü Teâlâ Peygamberimize hiçbir şeyin artmasını istemeyi emretmedi. Ancak ilminin artmasını istemeyi emretti.

Ayet Meali: İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da böyle türlü renklerde olanlar vardır. Allâh’ü Teâlâ kulları içinde ancak alimler (tazim ederek ve sakınarak, azap ve felaketinden) korkarlar. Şüphesiz Allah azizdir-her şeye galiptir-, gafurdur -çok bağışlayıcıdır.- (Fatır-28)

Allah’tan ancak alim olanlar korkar. Çünkü korku , kendisinden korkulan zatı ve onun sıfatlarını bilmekle mümkün olur. Bilgi arttıkça korku da artar. (6)
Bu sebepledir ki Peygamber Efendimiz; “Vallahi ben Allah’tan en çok korkanınız ve takvası en fazla olanınızım” buyurmuşlardır.

Cafer bin Muhammed Bakır Süfyan-ı Sevri'ye şöyle dedi:
-“İşlerinde, Allâh’ü Teâlâ’dan korkanlarla (yani alimlerle) müşavere et. Zira onların görüşleri, şeyhlerin görüşleri gibi övülmüştür.”

Bazı müfessirler “Ey Rasülüm, gerçekten biz sana kevseri verdik” (Kevser-1) Ayeti kerimesindeki “Kevser” ile kast olunan mana, bu ümmetin alimleridir, demişlerdir. Zira onlar çok büyük hayırdır.(7) Onların ilimleri, kıyamete kadar istifade edilecek, döşenmiş bir sofradır. İlimlerinin eserleri gözlerle görülmese bile kalplerde vücut bulur.

Ayet Meali: Ey iman edenler! Size meclislerde “yer açın” denildiği zaman hemen yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “ Kalkın” denilince de kalkıverin ki Allah iman edenlerinizi yükseltsin. Kendilerine ilim verilenler için ise dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Mücadele-11)

Yani müminler içinde özellikle alimlerin dereceleri yükseltilir.

İbn-i Abbas Radıyallâhü Anh’dan:
Alimler için müminlerden üstün olarak 900 derece vardır. Her iki derece arası da 500 yıllık mesafedir.

Hikmetli Söz:
İlim sağanaklarından kaçma. Gerçekten o ne güzel taşkındır.

Ayet Meali: Ey Ademoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat takva elbisesi, işte o hepsinden daha hayırlıdır. Bu giyim eşyasını göndermek Allah’ın ihsanına delalet eden alametlerdendir. Gerektir ki, düşünür ve anlarlar. (Araf-26)

Ayeti Kerimede zikredilen süs elbisesi ilimdir. Zira ilim, sahibi için bir örtü ve süstür.


Beyt:
İlim ve mal her ayıbı örter.
Cehalet ve fakirlik her ayıbı açar. (8)

Hasılı kelam; ilim bütün şeref ve faziletlerin vesilesidir. Çünkü o, köleleri sultanlar meclisine yükseltir. (9)

Hikmette şeref vardır. Seni sultanlar meclisinde oturtur. (10)

Burada ilmin dünyadaki kazancını ifade etti. Ahiretin daha hayırlı ve bâki olduğu zaten bilinmektedir.


HADİSİ ŞERİFLER

İlim ve ilim ehlinin faziletine dair hadisi şerifler de çoktur.

Hadis-i Şerif: Kim ilim öğrenmek maksadı ile bir yola koyulursa (ister sefer müddeti kadar uzak olsun, isterse olmasın, ister şer’i ilim olsun, isterse alet ilmi, ister az olsun, isterse çok) Allah da onu cennete götürecek yola koyar. (İlmin ecri bol ve sevabı da çok olduğu için) Muhakkak ki Melekler (hafaza melekleri veya mutlak melek) ilim öğrenenden razı olduğundan kanatlarını onlar için serer.

Melekler bu hareketi şu maksatla yapmış olabilirler:
a- İlim talebelerine bir ikram olarak,
b- Onlara tevazu göstermek için,
c- Onlara ilim ilham etmek için,
d- Onlara gelecek kötülükleri def etmek için,
e- Onları maksatlarına ulaştırmak için,
f- Onları ziyaret etmiş olmak için.

Hakikat göklerde ve yerde bulunanlar, denizdeki balıklara varıncaya kadar (meleklerden, hayvanlara, nebatattan, cansız varlıklara her şey) ilim sahibi için Allah’tan mağfiret diler. (11)

Çünkü Allâh’ü Teâlâ ilim ve ilmin meyvesi olan, salih amelin bereketiyle her şey üzerine hayır, bereket ve rahmetini döker.

Hadis-i Şerif: Alimler peygamberlerin varisleridir.
Peygamberlik rütbesinden üstün hiç bir rütbe yoktur. Bu rütbenin varisi olma şerefinden daha üstün şeref de yoktur.

Ayet Meali: Ey iman edenler! Allah’ın ve Rasülünün önüne geçmeyin; Allah’tan korkun. Çünkü Allah Semi’dir; her şeyi işitir, Alimdir; her şeyi bilir. (Hucurat-1)

Tefsir ehli dedi ki:
Bu ayetin hükmüne “alimlerin önünde yürümekten nehyetmek” de dahildir. Çünkü alimler peygamberlerin varisleri ve halifeleridir. Hatta onlar hadisi şerifte haber verildiği gibi beni İsrail’in peygamberleri gibidir.

Hadis-i Şerif:
İbn-i Abbas R.A rivayet etti: Kimin eceli ilim öğrenirken gelecek olursa, kendileri ile peygamberler arsında nübüvvet rütbesinde başka bir derece bulunmadığı halde Allah’a kavuşur.

Allâh’ü Teâlâ’nın rızasını ve ahiret hayatını tahsil etmek, kendisinden ve diğer cahillerden cehaleti gidermek, dinin ihyası ve islamın bekası için (çünkü İslam dininin bekası ilim iledir) ilim öğrenirken ecel kendisine gelen kişi ile peygamberler arasında yalnız nübüvvet derecesi vardır. Zira hiç bir ümmetin, peygamberlik derecesine ulaşması mümkün değildir. Çünkü o derece Allâh’ü Teâlâ’nın hibesidir. Peygamberliği kime dilerse ona verir. Bu rütbe çalışmakla elde edilmez.

Hadis-i Şerif:
Sa’lebe R.A Rasülüllah’tan rivayet etti: Kıyamet günü Allâh’ü Teâlâ kürsü üzerine oturduğu zaman (bu tabir Cenab-ı Hakkın azametinin kemalini kullanma, izhar ve onların önüne adalet terazisini koymaktan kinayedir ) İlmi ile amil olan alimlere buyurur ki: “Ben ilmi size (azap etmek için) vermedim. Bütün günahlarınızı af etmek istiyorum.” (12)

Hadis-i Şerif: Osman bin Affan R.A rivayet etti: Kıyamet günü peygamberler, sonra alimler, (13) sonra da şehitler şefaat edeceklerdir.

Hadis-i Şerif:
İbn-i Muaz R.A rivayet etti: (Size fayda sağlayan ve kötülükten men eden) ilim öğrenin. Zira Allah için öğrenmek insana haşyet verir. Onu talep etmek ibadettir. Onu müzakere tesbihtir. (Sevap elde etmede tesbih gibidir. Doğruyu meydana çıkarmak için) İlimden bahsetmek cihattır. (Meşakkatli olduğundan cihad sevabı vardır.) Bilmeyene onu öğretmek de sadakadır. (14)

Hadis-i Şerif: Bir alimin ölmesinden ise bir kabilenin ölmesi daha iyidir. Alimin ölümü alemin ölümüdür. Çünkü alimin ölümü İslam (binasın) da açılmış bir gediktir ki hiç bir şey onu kapatamaz. Onun içindir ki semâvât ve arz onun ölümünden dolayı ağlar.

Neden ağlamasın ki? Onlar bu ümmetin süsüdür. Yeryüzünün yıldızlarıdır. Peygamberlerin güvendiği kimselerdir. Allah’ın ateşten azad ettiği kişilerdir. Onların yüzüne bakmak ibadettir.

Hadisi-i Şerif: İlim müzakeresinde bir saat oturmak yüz bin rekat nafile namaz kılmaktan daha hayırlıdır.

Hadis-i Şerif: Ya âlim, ya öğrenici, yahut dinleyici (15) veya bu kimseleri sevici ol. Beşinci olma helak olursun.

Hadis-i Şerif: Allah’ın mescidlerinden birinde toplanıp Allah’ın kitabı (Kur’an-ı Kerimi) okuyan ve aralarında onun müzakeresini yapan topluluğun üzerine rahatlık ve güven iner. Allah’ın rahmeti onları örter. Melekler de onları kuşatır.

Netice olarak, cahilliğin kötülüğünü ve ilmin de faziletini anladığın zaman, kendi nefsinden cehalet hastalığını defetmek için bir hocadan ilim öğrenmeye çalış. (16)
Zaten, ilmihal bilgilerini öğrenmek her erkek ve kadına farz-ı ayındır.
Tevekkül, rıza, cimrilik, hased ve riya gibi kalbe dair bilgileri öğrenmek de farzdır. Çünkü bu tür vasıflardan kaçınmak, onları bilmekle mümkün olur. Bunların sebeplerini ve ilacını da bilmek gerekir.
Dini meselelerde sana lazım olan şeyleri bilmen, ondan sonra da ehli beytine, ev halkına öğretmen lazımdır.

Ayet Meali: Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz. Aksine biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel akıbet takva sahiplerinindir. (Taha-132)

Hadis-i Şerif: Hepiniz çobansınız ve hepiniz idareniz altındakilerden mesulsünüz.
Uzuvlarımız da böyledir. Kişi onlardan da mesuldür.

Ayet Meali: Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardından gitme, çünkü kulak, göz ve kalb, bunların hepsi yaptığından sorumludur. (İsra-36)

Kişi şu ömründen de mesuldür.

Hadis-i Şerif: Kıyamet gününde şu beş şeyden hesap vermedikçe âdem oğlunun ayakları Rabbinin huzurundan ayrılmaz. Ömrünü nerede tüketti, cesedini nerede yıprattı, ilmi ile nasıl amel etti, malını nereden kazandı ve nereye harcadı? (Ramuz 2/472)

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler