İnsandaki Riyaset (Baş olma,makam ve şöhret hırsı ) Sevgisi

Riyaset nedir?İnsanlarda makam ve mevki sahibi olma hırsının zararları.insanlarda baş olma sevdası ve sebep olduğu felaketler..




Riyaset:Dünya reisliği, baş olma sevgisi insanda bulunan kalp hastalıklarından biridir. Buna makam, mevki sevgisi de denilir ki bu da; Başkanlık, başkalarının önüne geçme, şeref, insanlar arasında “iyi” diye ün salma ve anılma arzusudur.


Ka’b bin Malik R.A’dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerifte Aleyhisselâm Efendimiz buyurdu ki:

Bir kimsenin mal ve şeref sahibi olma hırsının o kişinin dini hayatında meydana getirdiği fesat ve helak, koyun sürüsüne dalan aç kurtların sürüde meydana getirdiği feci manzaradann daha kötüdür. Çünkü bu yüce, büyük olma arzusu yeryüzünde fesadı gerektirir.



Ayet Meali: Eğer Allah, kullarına rızkı bol bol yayıverse idi, muhakkak yeryüzünde azar, taşkınlık ederlerdi. Fakat (Allah, rızkı) dilediği bir miktar ile indirir. Şüphesiz ki O, kullarının bütün hallerinden haberdardır, bütün yaptıklarını görendir. (Şura-27)



Ayet Meali: Gerçek şu ki, insanoğlu kendini (sahip olduğu mal ile Allah’tan) müstağni görmekle azgınlık eder.





Enes R.A’dan; Rasülüllah A.S buyurdular ki:

Dini ve dünyası sebebi ile kişinin insanlar tarafından parmakla gösterilmesi şer olarak kendisine yeter.

Parmak ile gösterilmek, adet olduğu üzere kişinin insanlar arasında tek ve büyük olması sebebi iledir.

Her ne kadar insanların tamamı şöhreti arzu etse de şöhret bir afettir.

Dini mevzularda parmakla gösterilmek, ucub ve riyâyı gerektirdiği için kötüdür.

RİYASET SEVGİSİNİN SEBEBİ ÜÇTÜR:

1- Baş olma ve makam elde etme düşüncesi ile nefsin istek ve arzularından, haram olan şeylere tevessül etmek. Zulüm ve düşmanlık yolu ile insanların mallarını istilâ etmek, kendinden aşağı derecede olanlara yükseklik taslamak, insanların kalbine korku salarak onları karşılıksız çalıştırmak gibi ki, bunlar haramdır.



2- Baş olma ve makam sebebiyle başkasının hakkını almak. Çünkü makam ve riyaset ile bu daha kolay olur. Zira mal sahibi, insanlara güneş ışığından daha çok lazım olur. İnsanlar yanında, mal sahibi sudan daha tatlı, semâdan daha yüksektir. Hatası doğru, yanlışı da güzeldir. Oturduğu yeri, mevkii yüksek olur. Sözü usandırmaz. Malı ve mevkii sebebi ile, sadaka dağıtma ve mescitler yaptırma gibi müstehab olan meramına da kavuşur. Çeşit çeşit yiyecekler, giyecekler, köşkler, vasıtalar ve nikahlı eşler gibi mubah olan arzularına da ulaşır.



Bununla beraber makam ve riyaset ile zalimlerin zulmünü defetmek, gaddar ve zalimlere karşı hakkı tatbik etmek, dini Muhammedi’yi üstün kılmak, emri bilma’ruf, nehy-i anil münker yolu ile insanları ıslah etmek de mümkün olabilir. (1)



Eğer bu son kısım riya, batıla hak elbisesi giydirmek, vacib ve sünnetleri terk etmek gibi mahzurlardan uzak olursa caizdir, hatta müstehabdır.



Rasülüllah A.S buyurdular ki: Hak ile bir gün hükmetmem, bana Allah yolunda bir sene harb etmemden daha sevimlidir.



Hadis-i Şerif: Bir saat adaletle hükmetmek, altmış yıl ibadet etmekten daha hayırlıdır.



Eğer ucub, insanlara üstünlük taslamak gibi mahzurlardan uzak olmazsa riyaset ve makam sevgisi caiz değildir.



3- Makam ve mevki ile ve onun tesiri ile arzularını yerine getirmek suretiyle zevk almak ve bunu bir kemal, üstünlük zannetmek.

Bu hareket de mahzurlardan uzak ise haram değildir. Belki “Kemal” mertebesini bozduğu için kötülenmiştir. Çünkü bu hareketin sahibinin mahlûkâtı gözetme hususundaki gayreti eksik olur. Zira insanlar ondan ayrılmaz, onu kötülemez ve dışlamazlar. İnsanların seviyesine inmek, büyüklere saygı göstermek, küçüklere merhamet etmek, onlara rıfk ile ve yumuşak davranmak ve idare etmekle olur. Çünkü insanları idare etmek ve onları gözetmek kişinin aklının kemalindendir. Kalb onunla huzur ve sükûn bulur.



RİYASET SEVGİSİNİN İLACI



1- Riyasetin hakiki bir kemal, üstünlük olmadığını, belki elden çıkması çok süratli olan mecazi ve müsteâr bir üstünlük olduğunu bilmek.



RİVAYET

DÜNYA MÜLKÜ VE SALTANATI GEÇİCİDİR



Me’mun’un vefatı yaklaştığı zaman bazı dostları yanına girdiler, onu, üzerine ateş külü serilmiş bir hayvan derisini yere sermiş ve üzerinde çırpınıp dövünürken buldular. Bir taraftan da şöyle yalvarıyordu:

-“Ey mülkü, saltanatı daimi olan Allah’ım, mülkü ve saltanatı elinden gidene merhamet et.”



Dünya nimetleri insanı kulluktan alıkoyan, meşgul eden şeylerle karışmıştır. İnsanoğlu bununla aldanmaktadır, ama bu hal geçicidir. Fakat ahiret hayatı daha hayırlı ve bâkidir.





2- İnsanların kendisine rağbetini azaltmak için âdet olarak insanlara göre hafif, değersiz, şeran ise mübah olan hareketlerde bulunup bu suretle insanların gözünden ve kalbinden düşmeyi sağlamak.



HİKAYE

İNSANLARIN GÖZÜNDEN DÜŞMEK ÖNEMLİ DEĞİLDİR



Zamanın sultanı zahitlerden birini ziyaret etmek istedi. Zahid sultanın yaklaştığını duyunca yemek ve sebze istedi. Sultan içeriye girerken de hazırlananları hırsla, büyük lokmalar halinde yemeye başladı. Sultan bu manzarayı görünce zahid onun gözünden düştü ve alel acele oradan döndü. Bunun üzerine zahid şöyle dedi:

-“Seni, benim yanından geriye döndüren Allah’a hamdolsun.”



Makam sevgisini kesmek ve onu uzaklaştırmanın en kuvvetli yolu; insanlardan ayrılmak, bilinmeyen yerlere, uzak köyler ve dağ başları gibi tenha yerlere gitmektir. Bir de az miktarda azığa kanaat etmektir. (2)

En azından evine kapanıp dışarıya çıkmamak, ancak cemaat ve Cuma gibi zaruret halinde çıkmaktır.



Hadis-i Şerif: İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetlerini hafife aldıklarını ve -parmaklarını birbirine geçirip- böyle oldukların gördüğün zaman evini tercih et, diline sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve âmmenin işlerini kendilerine bırak. (Hakim) (Ramuz-ul Ehadis 1/46)



Bizim zamanımızda olduğu gibi. Çünkü bu zaman susma, eve kapanma,(3) az miktarda azığa kanaat (4) etme ve diri olup asla ölmeyecek olan Allah’a tevekkül etme zamanıdır.



Ama kendisine sevgi ve hırs duyulmayan makam, ne şeriat ve ne de akıl tarafından kötülenmemiştir. Nasıl kötülenebilir ki? Halbuki zalim idareci nedâmet (kıyamet) günü insanların en alçağı olduğu gibi âdil idareci de kıyamet günü derece bakımından insanların en üstünüdür.



Hadis-i Şerif: Yedi sınıf insan vardır ki, arşın gölgesinden başka bir gölgenin olmadığı günde Allah o kişileri arşının gölgesinde gölgelendirir. Adil idareci, Allah’a ibadetten neşe duyan-zevk alan genç, (5) yalnız kaldığı zamanlar Allah’ı zikredip gözyaşı döken kimse,(6) kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için seven kimse, güzel ve mevki sahibi bir kadın kendisini davet ettiğinde “ben Allah’tan korkarım” diyen kimse, (7) sağ elinin yaptığını sol eli bilmeyecek derecede gizli olarak sadaka veren kimse.



Hangi makam ve mevki Peygamberlerin ve Hulefâyı Raşidîn’in makamından daha üstündür? Ki onlar hak ile hükmetmiş, adaletli davranmışlardır. Onların makamından daha üstün bir makam yoktur. Yalnız onlarda ne mevki hırsı, ne de makam sevgisi vardır.

Fakat bu durumda olanlar çok azdır. Makam ve mal sebebi ile insan ekseriyetle azgınlaşır ve Allah’ın kullarına zulmeder. Hatta geçmiş ümmetlerde olduğu gibi insanı küfre ve ilâhlık davasına götürür.

Yorumlar (0)
Yorumlarınızı asagidan yazabilirsiniz. Yeni soru sormak icin ise buraya tikla


Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler